Benden.. etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Benden.. etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Mart 2012 Perşembe

Bu cemre nereye düştü?


2 yıldan fazla olmuş..
Kim bilir geçen o kadar zaman içerisinde neler yaşadım, neler yaşandı..
Hesabını yapamıyorum şimdi.
Sanırım en büyük değişiklik çalışmaya başlamam oldu. Hemen arkasından yüksek lisans..
Annelik, çalışma hayatı ve öğrencilik bir araya gelince, başka hiçbir şeye vakit ayıramadım ve zavallı bloğum da kenarda kalıverdi..
Kızım ise kocaman okullu bir cadı oldu. Bu süre zarfında bir bakıcı, iki yardımcı ve bir de okul eskittik:)
Birileri geldi, birileri gitti..
Olmaz dediklerim oldu, olur dediklerim kaldı..
Velhasıl yine bir bahar geldi kapıya dayandı..
Ağır bir kış geçirdik ama özlediğimiz o bembeyaz kar bize eğlence oldu hep.
Hala yağmurlar ve soğuk dinmedi ama bilmesi bile güzel; bahar çok yakın..
Tekrar merhaba.




21 Kasım 2009 Cumartesi

FRANSIZ SÜİTİ




Kitap okumak, şu anda rutin olan hayatımı hareketlendiren tek şey.
Tabi kızım Beren'i saymazsak...
Bambaşka dünyaların içine yol alıp, birazda başka insanlar (hayali bile olsa) kafa yormak, meşgul olan zihinlerimizi dağıtmak için çok iyi bir yol.
Tamam kendi adıma konuşayım, benim için en keyifli çıkış yada kaçış diyebilirim..
Üstte kapağını gördüğünüz kitabı merakla almıştım..
Son kalan kitabım bitmek üzereyken gider, birkaç tane kitap seçerim kendime..
Bir-iki ay önce almıştım bu kitabı.
Arka kapağındaki ve eleştirmenlerden aldığı yorumlarla daha bir merakla okumaya başladım..
Ama ne büyük bir hayal kırıklığı!
Çevirmen kitabı mahvetmiş!
Olaylar birbirinden kopuk, beş on sayfa önce bahsedilen şey, sanki yeni bir konuymuş gibi sunuluyor. Birkaç sayfa sonra anlıyorsun ki, bunu zaten anlatmış başlarda.. Ucu başı belli değil..
Avrupa'da yapılan Yahudi soykırımıyla ilgili başyapıt olmaya aday olan bu kitabı biz ne yazıkki aynı tadı alarak okuyamıyoruz.. Birkere kitaptaki tarihi bilgileri kaçırıyoruz ister istemez. Çünkü zaten çevirmenin kendi
kaçırmış çeviriyi yaparken.
Sadece çevirmenin hatası değil tabiki, editörde buna ortak olmuş..
Hayatımda ilk kez, bir kitabı yarım bıraktım, okuyamayacağım dedim..
Çünkü sürükleyeceği,  meşgul edeceği yerde, insanı deli ediyor..
Bir kez daha anladım ki, kitabı yazan kadar, onu çevirende sanatçı..
Çevirmenlerin önemini birkez daha anlıyor ve hepsine saygıyla teşekkür ediyorum.
İyi çevirmenlerin hakkını yememek gerekiyor..
Çünkü kötü çevirmen kitabı bir enkaza çeviriyor.
Fransız Süiti canlı bir örneği.
En yakın zamanda iyi bir çevirmen ile yeni basımını okumayı diliyorum..

20 Kasım 2009 Cuma

ÇOCUKLAR..



Dünyada bir çocuğun gülümsemesinden daha değerli başka ne olabilir ki?
Masumiyetin yegane tanımı bir çocuğun gülümsemesi değilde nedir..
Onları mutlu yada mutsuz edecek olan bizleriz..
Mutlu edeceğimiz, yeteceğimiz, hakkı olanı verebileceğimiz kadar çocuk yapalım..
Zevklerin, hırsların, savaşların, soykırımların, kıtlıkların, afetlerin, zulümlerin kurbanları olmasınlar..

Nazım'ın dediği gibi; "Çocuklar öldürülmesin, şeker de yiyebilsinler.."
Mutlu çocuklarla dolu bir dünya dileğiyle...

Dünya Çocuk Hakları Günü kutlu olsun.

16 Eylül 2009 Çarşamba

Merhaba..

Blog hikayem bir "okuyucu" olarak Portakal Ağacı ile başladı..
Soğan nasıl kavrulur bilmezken, sayesinde mutfakta harikalar yaratmaya başladım..
Sonrasında sadece tarif aramak için kullandığım blogları bir süre sonra düzenli olarak takib etmeye başladım..
Özellikle Sihirli Kepçe'yi takib ederken Feyza'nın o muhteşem, her biri sanat eseri pastalarını hayranlıkla izledim..
Ve tabiki kuzenimin sevgili eşi Hülya'nın en amatör şekilde pastacılık serüvenime başlamamdaki etkisini belirtmeden geçemeyeceğim..
Şimdi benimde bir blogum var..
Hep güzel günlerde paylaşmak dileğiyle, merhaba..